ORMAN YANGINLARI VE ÜLKEMİZDEKİ SEYRİ

Yrd. Doç. Dr. Ali KÜÇÜKOSMANOĞLU
İÜ Orman Fakültesi, Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı

1. GİRİŞ

Ülkemiz ormanları diğer tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi çeşitli biyotik ve abiyotik faktörlerin tehdidi altındadır. Türkiye'nin geniş bir bölümünde Akdeniz iklim şartlarının mevcudiyeti ile insan-orman ilişkilerinin de etkisiyle hemen her yıl çok sayıda orman yangını çıkmaktadır. Orman yangınları sonucunda giderek artan bir ormansızlaşma yanında büyük maddi ve manevi kayıplar da söz konusudur.

Türkiye ormanlarında çıkan orman yangınlarına ait istatistikler incelendiğinde 1937-2008 yılları arasında toplam 84976 adet orman yangını çıkmış ve bu yangınlar sonucunda 1613022 hektar ormanlık alan yanmıştır. Orman yangınlarının maddi zararları yanında ortaya çıkan ormansızlaşma sonucunda iklim ve su rejiminin bozulduğu, erozyon ve sel afetlerinin büyük zararlara neden olduğu bilinmektedir.

Türkiye’de bölgeler itibariyle yangın tehlikesi bakımından bir sıralama yaparsak yangınlar, en çok Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde görülmektedir. Ülkemiz ormanlarında hemen her yıl çıkan orman yangınlarının gerek yangın adedi ve gerekse yaktıkları alan bakımından coğrafi bölgelerde olduğu gibi orman bölge müdürlüklerindeki dağılımları da farklılıklar göstermektedir. Bu yangınların çıktığı orman bölge müdürlükleri Adana, Adapazarı, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Elazığ, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Mersin, Muğla olmakla beraber, bunlar arasında gerek çıkan yangın sayısı ve gerekse yaktıkları alan bakımından en tehlikeli orman bölge müdürlükleri Antalya, Muğla ve İzmir'dir. Bilindiği gibi yangınlar sonucu geniş ve verimli orman alanları yok olarak yerlerini maki ve çalı vejetasyonu almıştır. Ancak ülkemizde son yıllarda yanık sahalara gereken önem verilerek yanan orman alanlarının yerinde yine verimli ormanlar yetiştirilmektedir.

2. ÜLKEMİZ YANGIN İSTATİSTİKLERİ

Orman yangınlarından etkilenen ülkelerin Yangın Koruma ve Savaş Organizasyonunun planlanabilmesi, o ülkelerdeki geçmişte meydana gelmiş orman yangınları hakkında detaylı ve güvenilir istatistik verilerinin bulunmasına bağlıdır. Bu nedenle orman yangınlarıyla ilgili istatistiki verilerin çok dikkatli bir şekilde toplanarak yangın söndükten sonra yapılacak olan raporlarda belirtilmesi ve değerlendirilmesi zorunludur. Bu itibarla ülkemiz ormanlarında çıkan orman yangınlarına ait bazı istatistiki veriler aşağıda çeşitli şekillerde değerlendirilmiştir.

2.1. Yangın türleri:
Orman yangınları, mineral toprak ile ağaç tepesi arasında mevcut tüm yanıcı maddelerin yanma derecesi ve şekli dikkate alınarak, toprak yangını, örtü yangını (toprak örtüsü yangını) ve tepe yangını (taç yangını) olmak üzere üç türe ayrılmaktadır. Bu genel sınıflamada mevcut yangın türlerinin hepsi aynı ülkede bulunmayabilir. Fakat bu durum, sınıflamanın bütünlüğü ile yararlılığını asla engellemez. Yurdumuz ormanlarında kalın ham humus ve turbalıkların çok az olması toprak yangınının varlığını engellemektedir. Bu nedenle yurdumuzda örtü ve tepe yangın türleri mevcuttur (ÇANAKÇIOĞLU, 1993). İÜ Orman Fakültesi, Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı

2.2. Yangınların nedenleri:
Orman yangınından korunmasına ait Yangın Koruma Planının yapılabilmesi ve bu planın uygulanabilmesi her şeyden önce yangınların çıkış nedenlerinin bilinmesine bağlıdır. Orman yangınlarının kimin tarafından nasıl ve neden çıkarılmış olduğunu bilmek, Yangın Koruma Planı’na dayanak teşkil eder (ÇANAKÇIOĞLU, 1993).

Ülkemiz ormanları için en tehlikeli yaratık, zararlı böceklerden sonra insandır. İnsanların ormanlarımızda neden olduğu çok çeşitli zararlar arasında orman yangınları önemli bir yer tutar. Dünyanın her ülkesinde çıkan orman yangınlarının ana nedenleri, yıldırım ve insandır. Bu nedenlerin sayısı farklı ülkelere göre değişmekle birlikte Türkiye’de çıkan orman yangınlarının %71’ine insan ve %9’una yıldırım neden olmaktadır. İnsanlar tarafından çıkarılan orman yangınlarının nedenleri de çok değişiktir. İstatistiklerden, Türkiye’de 1999-2008 yılları arasındaki dönemde çıkan yangınların 2163’ü yıldırım, 1127’si ihmal ve dikkatsizlik, 2831’i kasıt, 1029’u kaza ve 4140’ı ise nedeni bilinmeyen yangınlar olup toplam 21190 adettir.

2.3. Yangınların zararları:
Türkiye’de orman tahrip faktörleri arasında önemli bir yer tutan orman yangınlarının olumsuz etkileri geçmişte olduğu gibi günümüzde ve gelecekte de görülecektir. Orman yangınlarının maddi zararları yanında ortaya çıkan ormansızlaşma sonucunda ormanların topluma sundukları ve fiziksel ürün üretiminde olduğu gibi ölçülemeyen hidrolojik, antierozyonal, klimatik, toplum sağlığı, tabiatı koruma, estetik, rekreasyon, ulusal savunma ve bilimsel fonksiyonları da ortadan kalkacaktır.

Orman Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre Türkiye'de 1937-2008 yılları arasında 84976 adet orman yangım çıkmış ve bu yangınlar sonucunda 1613022 hektar orman alanı yitirilmiştir.

Yurdumuzda yangın adedini azaltmaya yönelik tüm uğraşlar (yasalar, koruma önlemleri vb.) ne kadar mükemmel olursa olsun, yangınları çıkaran insan faktörünün çeşitli düşünüşleri ve giderek artan nüfusun yangınların, özellikle adet olarak azalmasında önemli bir etken olmayacağı anlaşılmaktadır. Bu durum diğer tüm dünya ülkelerinde de aynıdır. Çalışmalar ve uygulanan önlemler ancak çıkan yangınların büyümesinde önemli azalmalar sağlayabilir. Zaten bugünün ormancısının yangın koruma ve yangınla savaşta üzerinde durduğu en önemli husus, yangının adedinden ziyade yanan alanın küçük olmasını sağlayıcı tedbirler almaktır (ÇANAKÇIOĞLU, 1993).

3. ÜLKEMİZ YANGIN KORUMA ORGANİZASYONU VE YANGINLARLA SAVAŞ

Ülkemizde gerek orman koruma gerekse yangın önleme ve yangınla savaş görevleri Orman Bakanlığı bünyesinde merkez ve taşra teşkilatı olarak örgütlenmiştir. Bu itibarla gerek orman koruma ve gerekse yangın önleme ve savaş görevleri merkezde Orman Bakanlığı bünyesinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü Orman Koruma ve Yangınla Mücadele Dairesi Başkanlığı, taşrada ise Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı orman bölge ve işletme müdürlükleri ile işletme şeflikleri tarafından yürütülmektedir. Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere Türkiye’de yangın koruma ve savaş organizasyonu başta Orman Bakanlığı olmak üzere Orman Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında örgütlenmiş bulunmaktadır.

Orman yangınlarının ülkemizdeki seyri incelendiğinde; Orman Genel Müdürlüğü gerek ormanı yangından korumak ve gerekse orman yangınlarıyla daha etkili bir şekilde savaşmak amacıyla aşağıda kısaca ana başlıklar altında açıklayacağımız çalışmaları her geçen gün olanakları ölçüsünde geliştirmeye çalışmaktadır. Hemen hemen bu faaliyetlerin tamamı Ülkemizdeki Yangın Koruma ve Savaş Organizasyonu ile ilgilidir. Bu çalışmaların ormanlarımızı yangından korumadaki fonksiyonları son derece önem taşımaktadır.
.
Eğitim: Türkiye'de hangi nedenle olursa olsun orman yangınları insan unsurundan, kaynaklandığına göre öncelikle insanın eğitimi şarttır. Ormanın yangından korunmasında gerek halkın eğitimi gerekse hizmet içi eğitimin önemi büyüktür. Halkın eğitimi konusunda radyo, televizyon, video, sinema gibi kitle iletişim araçlarından yararlanmak, hizmet içi eğitimde ise arazi bilgisi, harita uygulaması, transport sistemi, haberleşme ve yangın davranışı gibi konularda teknolojik yenilikleri de dikkate almak suretiyle teknik eleman, yangın işçileri mükellef ve askerlerin eğitilmeleri gerekir.
Orman Yolları, Yangın Emniyet Yol ve Şeritleri: Orman yangınlarıyla savaşta yol şebekesinin önemi büyüktür. Bugüne değin yasal zorunluluğa rağmen, planlanmış fakat büyük bir bölümü çeşitli sebeplerle inşa edilememiş olan orman yolları ile yangın emniyet yol ve şeritlerinin öncelik1e yangına hassas yörelerden (Akdeniz, Ege, Marmara) başlanarak bitirilmesi gerekir.
Gözetim: Ormanda çıkan bir yangın görülmeden ve yeri saptanmadan hiçbir söndürme faaliyetine geçilemez. Bu nedenle, yangının saptanması, yangın söndürme işlerinin ilk basamağını meydana getirir. Yangının çıkar çıkmaz görülmesinde sabit gözetleme noktaları (kule ve kulübeler), havadan gözetleme, gezici gözeticiler, yerel halkın ve diğer kaynakların yardımlarından yararlanılmaktadır.
Haberleşme: Orman yangınına müdahalenin ilk şartı yangının görülmesi olduğu gibi, en önemli olanı da yangın ihbarının ilgili birimlere en erken ve sağlıklı bir şekilde yapılmasıdır. Bu nedenle haberleşme yangına müdahalenin temelini teşkil etmekle birlikte yanan alan miktarında önemli rol oynar.
Yangın Ekipleri ve Ekip Binaları: Orman yangınlarıyla savaşta ilk müdahale ve hazır kuvvet ekipleri söz konusudur. OGM’ce 27 orman bölge müdürlüğü, 241 orman işletme müdürlüğü ile bunlara bağlı orman işletme şefliklerinde yangın sezonundan önce yeterli miktarda planlanmak suretiyle yangın söndürücüler işlendirilmektedir. Ayrıca sağlıklı ve iyi bir hizmetin görülebilmesi için ilk müdahale ve hazır kuvvet ekip binalarına da ihtiyaç vardır.
Silvikültürel Önlemler: Hem yangının çıkmaması, hem de çıkan bir yangında yanıcı maddenin varlığı nedeniyle meydana gelecek tehlikeleri azaltmak için meşcerelerin kurulması, bakımı ve işletilmesinde silvikültürel tedbirlere uyulması gereklidir. Genel olarak orman yangınları bakımından alınması zorunlu olan silvikültürel önlemler karışık meşcereler yetiştirmek, ormanı bakımlı bulundurmak ve temiz bir işletmecilik uygulamaktır. Bu nedenle silvikültürün orman yangınlarının önlenmesi bakımından öngördüğü tedbirler, bilhassa yangınların büyük zarar yaptığı bölgelerde titizlikle uygulanmalıdır.
Su, Gölet ve Havuzlar: Bugün Türkiye'de orman yangınlarını söndürmede “su”dan yararlanmak zorunlu hale gelmiştir. İstenen zaman ve yerde uygun miktarda kullanıldığında çıkan bütün orman yangınlarına karşı su ile savaşılabilir. Bu sebeple mevcut göl ve su kaynakları yanında yapılacak bir planlama ile ormanın belirli yerlerine göletler yapmak gerekmektedir. Ülkemizde bol miktarda bulunan suyu özellikle yangınlar açısından tehlike arz eden kurak mıntıkalarda her zaman sağlamak mümkün değildir.
Sabit ve Mobil Meteoroloji İstasyonları: Günümüzde yangın meteoroloji istasyonları hizmet amaçlarına göre sabit ve mobil istasyonlar olmak üzere iki ana grupta toplanmaktadır. Bunlardan sabit istasyonlar yangın çıkmadan önce yangın tehlike tahmini amacına yönelik verileri, mobil istasyonlar ise yangın çıktığı zaman ve devamı süresince yangının davranış şeklinin belirlenmesinde ihtiyaç duyulan verileri sağlamak üzere kurulmuşlardır. Özellikle büyük yangınlarla savaşta yararlanılmak üzere mobil meteoroloji istasyonlarına mutlak surette ihtiyaç vardır.
Uçak ve Helikopter Kullanımı: Ülkemiz ormanlarında orman yangınlarıyla havadan savaş aşamasına geçilmiştir. Uçakların çıkan tüm yangınlarda kullanılamayacağı dikkate alındığında, yalnızca uçakların yangın söndürme çalışmalarında kullanılması başarı sağlamaya yetmeyebilir. Bu itibarla orman yangınlarıyla yerden ve havadan yapılan savaşta etkili bir koordinasyonun varlığı son derece önemlidir. Ülkemizde 1985 yılından itibaren yerden uygulanan söndürme yöntemlerine havadan uygulanan söndürme yöntemlerinin katılımıyla orman yangınları bakımından hassas olan Çanakkale ve İzmir orman bölge müdürlüklerinde keşif ve söndürme çalışmalarında uçaklar kullanılmaya başlanmıştır. Bugün itibariyle özellikle orman yangınları bakımından son derece hassas olan Antalya, Çanakkale, İzmir, Muğla, Mersin, Adana vb. orman bölge müdürlüklerinde özellikle helikopterler keşif ve söndürme çalışmalarında kullanılmaktadır.
Yangın Söndürme El Aletleri: Orman yangınlarının söndürülmesinde çok çeşitli el aletlerinden yararlanılır. Orman yangınlarıyla savaşta hâkim görüş modern, motorize ve güçlü araç ve gerecin kullanımı doğrultusunda ise de, arazi şartlarının motorlu araç ve gerecin kullanımını güçleştirdiği durumlarda el aletlerine gereksinme vardır. Orman yangınlarının söndürülmesinde balta, kürek, testere, tırmık, gürebi, kazma, şaplak, çapa, baltalı kazma, tahra, çapalı kazma ve tırmıklı çapa gibi basit veya gelişmiş çeşitli el aletleri kullanılır. Bu aletler her yangında mutlaka yeter sayıda bulundurulmak zorundadır.
Motorlu Araçlar: Orman yangınlarıyla savaşta el aletleri yanında çok çeşitli üstünlükleri olan motorlu araç ve gereçler de kullanılmaktadır. Bu araçların hemen tamamı son zamanlarda orman yangınlarının söndürülmesinde devreye sokulmuş durumdadır. Bu araçlar arasında motorlu testere, motorlu pompa, pulluk, traktör, greyder, buldozer, arasöz, kamyon, kamyonet vb. sayılabilir. Orman yangınlarıyla savaşta etkili ve güçlü oldukları gibi, süratli olmaları, az sayıda personele gereksinim göstermeleri ve yaptıkları işin maliyetinin daha düşük olması yanında, yangınlarla savaşı profesyonel bir meslek haline getirmeleri motorlu araçların üstünlükleri arasında sayılabilir.
l2. Kimyasal Maddeler ve Koruyucu Elbiseler: Orman yangınlarıyla savaşta gerek kimyasal maddelerin kullanımı ve gerekse yangın söndürücülerin teçhizatı önemli bir yer tutar. Dünyanın hemen her ülkesinde çıkan çeşitli yangınları söndürmede yıllardan beri kullanılan suyun sıcaklık, oksijen ve yanıcı maddeye olan olumlu etkileri ile büyük miktarlarda kullanılma gereğini dikkate alan araştırıcılar bina, sanayi dalları ve askeri yangınlarda başarı ile kullanılan kimyasal maddeleri (mono amonyum fosfat, diamonyum fosfat, amonyum sülfat, sodyum kalsiyum borat ) orman yangınlarında da denemişler ve bunların bazılarında olumlu sonuçlar almışlardır. Günümüzde orman yangınlarının söndürülmesinde kimyasal maddelere büyük önem verilmekte ve bunlar üzerindeki çalışmalar yoğunlaştırılmaktadır. Orman yangınlarıyla savaşta bilgili deneyimli ve tam teçhizatlı elemanların önemi büyüktür. Çünkü bu kişiler her an can güvenliği yönünden tehlike ile karşı karşıyadırlar. Bu nedenle adı geçen yangın personelinin sağlık, beslenme, bedensel, yeterlilik kazandırılması ve teknik konularda güvenliklerinin sağlanması yanında giyim- kuşamlarının da güvenli olması gerekir.

4. SONUÇ VE ÖNERİLER

Türkiye’de orman tahrip faktörleri arasında önemli bir yer tutan orman yangınlarının olumsuz etkileri geçmişte olduğu gibi günümüzde ve gelecekte de görülecektir. Orman yangınlarının maddi zararları yanında ortaya çıkan ormansızlaşma sonucunda, ormanların topluma sundukları tüm fonksiyonları da ortadan kalkacaktır. Orman yangınlarının hem sayı ve hem de alan bakımından en aza indirilmesi için orman yangınları konusunda bugüne kadar yapılan çalışmaların yanında Orman Genel Müdürlüğü’nün bir “Milli Orman Yangın Koruma Programı” düzenlemesi ve bunu tüm titizlikle uygulaması gerekir. Başka bir ifadeyle ağaçlandırma seferberliği yanında ormanlarımızın biyotik ve abiyotik zararlılardan korunması için orman koruma seferberliğinin başlatılması zorunludur. Bu amaçla OGM gerek ormanı yangından koruma ve gerekse orman yangınlarıyla daha etkili bir şekilde savaşmak suretiyle daha önce işaret ettiğimiz faaliyetleri (çalışmaları) ve bu konudaki yatırımları yapmak zorundadır.

Bu çalışmalar sırasında günümüz teknolojilerinin kullanılması yanında, orman yangınlarıyla daha etkili bir savaşım için mevcut olan miadı dolmuş araç ve gereçler ile tesislerin yeniden ele alınmak suretiyle yenilenmesi gereklidir.

Orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesinde planlama ve organizasyon aşamasında son derece doğru bilgilere ve hesaplamalara ihtiyaç vardır. Bu nedenle gelişmiş, yüksek hızlı ve geniş bellek kapasiteli bilgisayarların, orman yangınlarının önlenmesi ve kontrolünde planlama ve örgütleme çalışmalarında kullanılması yararlı olur.

Ülkemiz için orman yangınları ve ormanın yangından korunması geçmişte olduğu gibi gelecekte de daima Türkiye ormanları ve ormancıları için önemini koruyacaktır. Bu güne değin yasal zorunluluğa rağmen planlanmış ve fakat büyük bir bölümü çeşitli sebeplerle tamamlanamamış olan orman yangınları konusundaki tüm yatırımların yapılması gereklidir.

Ormanlarımızın yangından korunmasında koruyucu, önleyici tedbirler ile yangınların söndürülmesinde önemli bir yeri olan faaliyetlerin ihmali ya da geciktirilmesi geçmişte olduğu gibi gelecekte de büyük maddi ve manevi zararlara yol açacaktır. Bu itibarla ülkemiz ormanları ve orman yangınları konusunda yapılacak her türden yatırımların çeşitli nedenlerle geciktirilmesi veya ertelenmesi Türkiye ormanları ve ormancılığı için bir kayıp olacaktır.

KAYNAKLAR

Anonim. 2009, HYPERLINK "http://www.ogm.gov.tr" www.ogm.gov.tr. (Ziyaret tarihi 14.08.2009).

Çanakçıoğlu, H., 1993. Orman Koruma. İÜ Orman Fakültesi, İÜ Yayın No: 3624, OF Yayın No: 411, İstanbul. XV + 633.

Küçükosmanoğlu, A., 1987. Türkiye Ormanlarında Çıkan Yangınların Sınıflandırılması ile Büyük Yangınların Çıkma ve Gelişme Nedenleri. Orman Genel Müdürlüğü Yayınlarından, Sıra No: 662, Seri No: 28, Ankara. VI + 245.

Küçükosmanoğlu, A., 1997. Su Kaynaklarının Korunması-Orman Yangınları İlişkisi. Su Kaynaklarının Korunması ve İşletilmesi Sempozyumu, 2-3 Haziran, İSKİ, İstanbul.

İçindekiler sayfasına geri dön >>>
"www.dogavetoplum.web.tr" nin tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kullanılamaz, kaynak göstermeksizin alıntı yapılamaz.
Bu sitede yayımlanan yazı ve fotoğraflardan yazarları sorumludur.